✅ KPSS Türkçe: Paragraf Online Test
✅ KPSS Türkçe: Paragraf Testi
Kitap okumak, insanın hayal dünyasını zenginleştirir ve ona hiç gitmediği diyarların kapısını açar. Farklı hayatları, acıları ve sevinçleri kitaplar sayesinde tanırız. Bu sayede empati yeteneğimiz gelişir ve insanları daha iyi anlamaya başlarız.
Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
B) Her kitap, yazarının yaşamından derin izler taşır.
C) Sadece çok okuyan insanlar başarılı bir hayata sahip olur.
D) Kitap okuma alışkanlığı küçük yaşlarda kazanılmalıdır.
E) Farklı kültürleri tanımak için seyahat etmek gerekir.
Şanlıurfa yakınlarında bulunan Göbeklitepe, insanlık tarihinin bilinen en eski tapınak merkezidir. Yaklaşık 12 bin yıl öncesine dayanan bu yapı, yerleşik hayata geçişle ilgili ezberleri bozmuştur. Avcı-toplayıcı insanların inanç dünyasını yansıtan devasa dikilitaşlar, arkeoloji dünyasında büyük bir heyecan yaratmıştır.
Bu parçadan Göbeklitepe ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
B) Şanlıurfa sınırları içerisinde yer aldığına
C) Tarihsel süreçteki yerleşik yaşam bilgilerini güncellediğine
D) Tamamen modern aletler kullanılarak inşa edildiğine
E) Arkeologlar arasında büyük bir ilgi uyandırdığına
(I) Edebiyat dünyasına şiirle adım atan yazar, ilk eserlerinde bireysel temaları sıklıkla işlemiştir. (II) Şiirlerinde yalnızlık, hüzün ve aşk gibi temalar yoğun bir şekilde hissedilir. (III) Yazarın bu ilk dönem eserleri, dilinin sadeliği ve akıcılığıyla da dikkat çeker. (IV) Sanatçı, 1980 sonrasında ise toplumsal konulara yönelerek roman türünde eserler vermeye başlamıştır. (V) Romanlarında Anadolu insanının günlük yaşam mücadelelerini ve ekonomik sıkıntılarını ele almıştır. (VI) Bu eserlerindeki gözlem gücü, onun realizm akımından ne kadar etkilendiğini de gözler önüne serer.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
B) III
C) IV
D) V
E) VI
(I) Kahve, dünyada sudan sonra en çok tüketilen içeceklerin başında gelmektedir. (II) Sabahları zinde uyanmak isteyen pek çok insan güne bir fincan kahve ile başlamayı tercih eder. (III) Kahve üretiminin büyük bir kısmı Brezilya ve Kolombiya gibi Güney Amerika ülkelerinde gerçekleştirilir. (IV) İçeriğindeki kafein sayesinde zihinsel uyanıklığı artıran bu içecek, odaklanmayı da kolaylaştırır. (V) Ayrıca metabolizmayı hızlandırıcı etkisiyle de sağlıklı yaşam listelerinde sıkça yer alır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
B) II
C) III
D) IV
E) V
İletişim, sadece konuşmak ya da kelimeleri ardı ardına sıralamak değildir. Gerçek bir iletişim, karşıdaki insanı cankulağıyla dinlemeyi ve onun ne hissettiğini anlamayı gerektirir. Empati kurmadan, sadece kendi söyleyeceklerimize odaklanarak kurduğumuz bağlar kopmaya mahkumdur. Çünkü ----.
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
B) dinlemeyi bilmeyen bir insanın kurduğu diyalog tek taraflı bir monologdan öteye geçemez
C) dilin kurallarına uymak iletişimin kalitesini doğrudan etkiler
D) günümüzde teknolojik araçlar yüz yüze iletişimi zayıflatmıştır
E) etkili konuşma becerisi doğuştan gelen bir yetenektir
Zaman, geri döndürülmesi ve depolanması mümkün olmayan en değerli kaynağımızdır. Hayatta başarılı ve huzurlu olmak, bu kaynağı nasıl yönettiğimizle doğrudan ilişkilidir. Günlük işlerimizi planlamak, önceliklerimizi belirlemek ve gereksiz zaman kayıplarından kaçınmak bizi hedeflerimize daha hızlı ulaştırır. Zamanı doğru kullanan bireyler, hem iş hem de özel hayatlarında dengeli bir yaşam sürerler.
Bu parçaya getirilebilecek en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?
B) Zaman Yönetimi ve Önemi
C) Teknolojinin Zamana Etkisi
D) Planlı Yaşamanın Zorlukları
E) Hayatın Değeri
I. Bu durum da zamanla toprağın verimsizleşmesine ve çölleşmeye yol açmaktadır.
II. Tarım arazilerinin aşırı ve bilinçsiz kullanımı, günümüzün en büyük çevre sorunlarından biridir.
III. Dolayısıyla gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için sürdürülebilir tarım yöntemleri benimsenmelidir.
IV. Özellikle kimyasal gübrelerin aşırı tüketimi, toprağın doğal yapısını bozmaktadır.
V. Bozulan bu doğal yapı, bitkilerin ihtiyaç duyduğu mineralleri almasını engellemektedir.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?
B) III
C) IV
D) V
E) II
(I) Sinema, icat edildiği ilk dönemlerde sadece hareketli görüntüleri kaydetme aracı olarak görülmüştü. (II) Ancak zamanla yönetmenlerin sanatsal dokunuşlarıyla kendi dilini ve anlatım biçimini oluşturdu. (III) Günümüzde ise dijital teknolojilerin gelişmesiyle birlikte sinema sektörü bambaşka bir boyuta ulaştı. (IV) Bu teknolojik dönüşüm, izleyicinin sinema salonlarından uzaklaşarak dijital platformlara yönelmesine neden oldu. (V) Sessiz dönemden sesli döneme geçiş de bu sanatsal gelişimin en önemli basamaklarından biriydi.
Bu parçanın anlam akışındaki bozukluğu gidermek için hangi cümlelerin birbiriyle yer değiştirmesi gerekir?
B) II ve IV
C) III ve V
D) IV ve V
E) II ve V
Uyku, sadece bedenin dinlendiği pasif bir süreç değildir; aksine beynin aktif olarak çalışmaya devam ettiği hayati bir evredir. Gün boyunca edindiğimiz bilgiler, uyku esnasında kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarılır ve düzenlenir. Yetersiz uyku ise karar verme mekanizmalarını zayıflatır, odaklanma süresini kısaltır ve duygusal dengesizliklere yol açar. Bilimsel araştırmalar, düzenli uykunun bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı direnci artırdığını da ortaya koymaktadır.
Bu parçadan hareketle uyku ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
B) Öğrenilen bilgilerin kalıcı hale gelmesinde rol oynadığına
C) Eksikliğinin zihinsel ve duygusal işlevleri olumsuz etkilediğine
D) Vücudun savunma mekanizmasını desteklediğine
E) Yaş ilerledikçe uykuya duyulan ihtiyacın azaldığına
----. Örneğin, bir ressam sadece doğayı taklit etmez; ona kendi duygularını, hayallerini ve yorumunu katarak tuvale aktarır. Bir yazar da günlük hayatta karşılaştığı sıradan bir olayı, kelimelerin gücüyle estetik bir başyapıta dönüştürebilir. Sanatı zanaattan ayıran en temel fark da tam olarak budur: Yaratıcılık ve kişisel duyarlılığın özgün bir biçimde dışa vurumu.
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
B) Her sanat eseri, sanatçının iç dünyasından ve özgün bakış açısından izler taşır
C) Toplumsal sorunları dile getirmeyen eserlerin sanat değeri taşıması zordur
D) Sanatçılar, eserlerini üretirken genellikle geçmişteki ustalardan ilham alırlar
E) Sanatın amacı, insanlara sadece estetik bir zevk sunmakla sınırlı kalmamalıdır
Günümüzde bilgiye ulaşmak artık saniyeler alıyor. Ancak bu hız, beraberinde derinliksiz bir tüketim kültürünü de getirdi. İnsanlar artık uzun makaleleri, derinlikli analizleri veya kalın kitapları okumak yerine, sosyal medyadaki birkaç cümlelik özetlerle yetiniyorlar. Bilgiyi zahmetsizce ve hızlıca tüketmek, eleştirel düşünme becerimizi köreltiyor. Ne yazık ki sorgulamayan, sadece önüne sunulan hazır bilgiyi doğrudan kabul eden yüzeysel bir toplum yapısına doğru sürükleniyoruz.
Bu parçada yazarın asıl yakındığı durum aşağıdakilerden hangisidir?
B) Sosyal medyanın insanlar arasındaki iletişimi tamamen koparması
C) Bilgiye hızlı ulaşmanın getirdiği yüzeyselleşme ve eleştirel düşüncenin kaybolması
D) Gençlerin kitap okuma alışkanlığının olmamasının eğitim sistemine etkisi
E) Bilimsel araştırmaların toplum tarafından yeterince ilgi görmemesi
Dil, insanın dünyayı algılama ve anlamlandırma sınırlarını çizen en temel araçtır. Wittgenstein'ın "Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır." sözü, bu gerçeği çarpıcı bir biçimde ortaya koyar. İnsan, zihnindeki kavramlar ölçüsünde düşünebilir ve bu kavramları ancak dil aracılığıyla somutlaştırabilir. Kelime dağarcığı zayıf olan bir bireyin, karmaşık felsefi veya bilimsel olguları kavraması ve bunları analiz etmesi beklenemez. Dil sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda düşüncenin hammaddesi ve varoluşun evidir. Bu yüzden dili yozlaşan bir toplumun, düşünce üretme ve medeniyet inşa etme kabiliyeti de kaçınılmaz olarak körelir.
Bu parçadan hareketle dil ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine kesin olarak ulaşılabilir?
B) Toplumsal yozlaşmayı engellemenin tek yolu, yabancı kelimelerin dile girmesini önlemektir.
C) İletişim kurma ihtiyacı, dilin tarihsel süreçteki gelişimini belirleyen yegane unsurdur.
D) Kelime dağarcığı zengin olan her birey, bilimsel çalışmalarda üstün başarı gösterir.
E) Felsefi düşünce, dilden bağımsız olarak zihinde tamamen soyut bir biçimde gelişebilir.
Edebiyat eleştirisi, uzun yıllar boyunca eserin sadece yazarın biyografisi ve yaşadığı dönem ışığında incelenmesi gerektiği savına dayandı. Bu yaklaşımda yazar, metnin tek hakimi ve anlamın yegane kaynağıydı. Ancak 20. yüzyılın ortalarında ortaya çıkan yeni eleştiri kuramları bu anlayışı kökten sarstı. ----. Artık önemli olan yazarın ne demek istediği değil, metnin kendi iç yapısında ne söylediğiydi. Bu durum, okuyucuyu da edilgen bir alıcı olmaktan çıkarıp metnin anlamını yeniden üreten aktif bir özne konumuna yükseltti.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
B) Eserin yazıldığı dönemin sosyal ve siyasi koşulları, metnin analizinde her zaman öncelikli kılınmıştır
C) Metni yazarın otoritesinden bağımsızlaştırarak odağı doğrudan eserin kendisine ve dilsel yapısına kaydırdılar
D) Eleştirmenlerin öznel yargıları, edebi eserlerin nesnel bir biçimde değerlendirilmesini zorlaştırmıştır
E) Klasik eserlerin kalıcılığı, yazarın toplumsal sorunlara duyarlı olmasıyla doğrudan ilişkilendirilmiştir
Ben hiçbir zaman fildişi kulemde oturup sadece kendi iç dünyamı yazan bir sanatçı olmadım. Sokaktaki insanın acısı, sevinci, geçim derdi benim de derdimdir. Ancak bunu yaparken gazeteci gibi sadece olayları rapor etmekle yetinemem. Sokaktaki o ham gerçekliği alıp dilin imbiklerinden süzerek, ona estetik bir form kazandırmak zorundayım. Aksi takdirde yazdıklarım edebiyat değil, sadece birer günlük gazete haberi olarak kalır. Benim amacım, toplumsal olanı sanatsal olanla harmanlayıp kalıcı kılmaktır.
Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
B) Bir yazarın sadece kendi hayal dünyasına sığınmasını doğru buluyor musunuz?
C) Gazetecilik geçmişinizin, edebi eserlerinizdeki üslubunuza ne gibi katkıları oldu?
D) Toplumsal sorunları dile getiren eserlerin kalıcı olamayacağı iddiasına katılıyor musunuz?
E) Günümüz okuyucusunun sanatsal derinliği olan eserlerden uzaklaştığını düşünüyor musunuz?
Cevap Anahtarı ve Detaylı Çözümler İçin QR Kodu Okutun
https://www.cepokul.com/sinav/kpss-turkce-paragraf/testler