🎓 10. Sınıf
📚 10. Sınıf Biyoloji
💡 10. Sınıf Biyoloji: Ekosistem ve komüniteler Çözümlü Sorular
10. Sınıf Biyoloji: Ekosistem ve komüniteler Çözümlü Sorular
Soru 1:
Bir bölgede yapılan gözlemlerde, farklı türlere ait canlıların belirli bir alanda birlikte yaşadığı ve bu canlıların birbirleriyle ve cansız çevreleriyle etkileşim halinde olduğu belirlenmiştir.
Bu gözlem sonucunda ortaya çıkan yapı, biyolojide hangi kavramlarla açıklanır? 💡 A) Popülasyon ve Habitat
B) Komünite ve Ekosistem
C) Biyom ve Biyosfer
D) Niş ve Süksesyon
E) Flora ve Fauna
Bu gözlem sonucunda ortaya çıkan yapı, biyolojide hangi kavramlarla açıklanır? 💡 A) Popülasyon ve Habitat
B) Komünite ve Ekosistem
C) Biyom ve Biyosfer
D) Niş ve Süksesyon
E) Flora ve Fauna
Çözüm:
Bu soru, ekosistem ve komünite kavramlarının temel tanımlarını anlamamızı gerektiriyor.
- 👉 Popülasyon: Belirli bir alanda yaşayan aynı tür canlıların oluşturduğu gruptur. Soru metninde "farklı türlere ait canlılar" ifadesi geçtiği için A seçeneği uygun değildir.
- 👉 Komünite: Belirli bir alanda yaşayan farklı tür popülasyonlarının oluşturduğu topluluktur. Soru metnindeki "farklı türlere ait canlıların belirli bir alanda birlikte yaşadığı" ifadesi komünite tanımına uyar.
- 👉 Ekosistem: Komüniteyi oluşturan canlılar ile onların cansız çevrelerinin (su, toprak, ışık, sıcaklık vb.) karşılıklı etkileşimiyle oluşan yapıdır. Soru metnindeki "bu canlıların birbirleriyle ve cansız çevreleriyle etkileşim halinde olduğu" ifadesi ekosistem tanımına uyar.
- 👉 Diğer seçeneklerdeki kavramlar (biyom, biyosfer, niş, süksesyon, flora, fauna) 10. sınıf müfredatında yer alsa da, soru metnindeki en temel ve doğrudan açıklamayı sağlayan B seçeneğidir.
Soru 2:
Aşağıda bir karasal ekosistemde görülen besin zinciri basitleştirilmiş olarak verilmiştir:
Ot \( \longrightarrow \) Çekirge \( \longrightarrow \) Kurbağa \( \longrightarrow \) Yılan \( \longrightarrow \) Kartal
Bu besin zincirinde yer alan canlıların trofik düzeyleri (beslenme basamakları) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? 📌 A) Ot, üretici canlıdır ve birinci trofik düzeyde yer alır.
B) Çekirge, birincil tüketicidir ve ikincil trofik düzeydedir.
C) Kurbağa, ikincil tüketicidir ve üçüncü trofik düzeydedir.
D) Yılan, üçüncül tüketicidir ve dördüncü trofik düzeydedir.
E) Kartal, dördüncül tüketicidir ve beşinci trofik düzeydedir.
Ot \( \longrightarrow \) Çekirge \( \longrightarrow \) Kurbağa \( \longrightarrow \) Yılan \( \longrightarrow \) Kartal
Bu besin zincirinde yer alan canlıların trofik düzeyleri (beslenme basamakları) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? 📌 A) Ot, üretici canlıdır ve birinci trofik düzeyde yer alır.
B) Çekirge, birincil tüketicidir ve ikincil trofik düzeydedir.
C) Kurbağa, ikincil tüketicidir ve üçüncü trofik düzeydedir.
D) Yılan, üçüncül tüketicidir ve dördüncü trofik düzeydedir.
E) Kartal, dördüncül tüketicidir ve beşinci trofik düzeydedir.
Çözüm:
Bir besin zincirinde trofik düzeyler, canlıların beslenme şekillerine göre belirlenir.
(Not: Eğer bu bir test sorusu olsaydı ve bir seçeneğin yanlış olması gerekseydi, trofik düzey numarası veya tüketici tipi yanlış verilirdi.)
Bu soruda tüm ifadeler doğru olduğundan, aslında yanlış bir ifade bulunmamaktadır.
- Üreticiler (Ototroflar): Kendi besinlerini üreten canlılardır (örneğin bitkiler). Besin zincirinin birinci trofik düzeyini oluştururlar. Bu zincirde Ot üreticidir. ✅ A seçeneği doğru.
- Birincil Tüketiciler (Herbivorlar): Üreticilerle beslenen otçul canlılardır. İkinci trofik düzeyde yer alırlar. Bu zincirde Çekirge otla beslendiği için birincil tüketicidir. ✅ B seçeneği doğru.
- İkincil Tüketiciler (Karnivorlar/Omnivorlar): Birincil tüketicilerle beslenen canlılardır. Üçüncü trofik düzeyde yer alırlar. Bu zincirde Kurbağa çekirgeyle beslendiği için ikincil tüketicidir. ✅ C seçeneği doğru.
- Üçüncül Tüketiciler (Karnivorlar/Omnivorlar): İkincil tüketicilerle beslenen canlılardır. Dördüncü trofik düzeyde yer alırlar. Bu zincirde Yılan kurbağayla beslendiği için üçüncül tüketicidir. ✅ D seçeneği doğru.
- Dördüncül Tüketiciler (Karnivorlar/Omnivorlar): Üçüncül tüketicilerle beslenen canlılardır. Beşinci trofik düzeyde yer alırlar. Bu zincirde Kartal yılanla beslendiği için dördüncül tüketicidir. ✅ E seçeneği de doğru.
(Not: Eğer bu bir test sorusu olsaydı ve bir seçeneğin yanlış olması gerekseydi, trofik düzey numarası veya tüketici tipi yanlış verilirdi.)
Bu soruda tüm ifadeler doğru olduğundan, aslında yanlış bir ifade bulunmamaktadır.
Soru 3:
Bir göl ekosisteminde yaşayan canlılar ve aralarındaki beslenme ilişkileri aşağıdaki gibi özetlenmiştir:
B) Su kuşları, yalnızca ikincil tüketici konumundadır.
C) Fitoplanktonlar, bu ekosistemin temel üreticileridir.
D) Büyük balıkların sayısının azalması, zooplankton sayısını artırır.
E) Bu ekosistemde birden fazla besin zinciri bulunmaz.
- Fitoplanktonlar: Güneş enerjisini kullanarak besin üretirler.
- Zooplanktonlar: Fitoplanktonlarla beslenirler.
- Küçük balıklar: Zooplanktonlarla beslenirler.
- Büyük balıklar: Küçük balıklarla beslenirler.
- Su kuşları: Küçük ve büyük balıklarla beslenirler.
- Bakteriler ve Mantarlar: Tüm ölü canlı kalıntılarını ayrıştırırlar.
B) Su kuşları, yalnızca ikincil tüketici konumundadır.
C) Fitoplanktonlar, bu ekosistemin temel üreticileridir.
D) Büyük balıkların sayısının azalması, zooplankton sayısını artırır.
E) Bu ekosistemde birden fazla besin zinciri bulunmaz.
Çözüm:
Verilen bilgilere göre göl ekosistemini inceleyelim:
- A) Bakteriler ve mantarlar, ölü canlı kalıntılarını ayrıştırarak organik maddeleri inorganik maddelere dönüştürürler. Bu sayede besin maddeleri tekrar üreticilerin kullanımına sunulur. Dolayısıyla, enerji akışına doğrudan enerji sağlamasalar da, madde döngüsü ve dolayısıyla dolaylı olarak enerji akışı için hayati önem taşırlar. Bu ifade yanlıştır.
- B) Su kuşları, hem küçük balıklarla (üçüncül tüketici olabilirler) hem de büyük balıklarla (dördüncül tüketici olabilirler) beslenirler. Bu da onların birden fazla trofik düzeyde yer alabileceğini gösterir. Yani sadece ikincil tüketici konumunda değillerdir. Bu ifade yanlıştır.
- C) Fitoplanktonlar, güneş enerjisini kullanarak besin üreten canlılardır. Bu özellikleriyle ekosistemin temel üreticileridir. ✅ Bu ifade doğrudur.
- D) Büyük balıklar, küçük balıklarla beslenir. Küçük balıklar ise zooplanktonlarla beslenir. Eğer büyük balıkların sayısı azalırsa, küçük balıkların avcısı azalacağı için küçük balıkların sayısı artabilir. Küçük balıkların sayısı artarsa, yedikleri zooplankton sayısı azalır. Bu ifade yanlıştır.
- E) Bu ekosistemde birden fazla besin zinciri oluşur ve bunlar birleşerek bir besin ağı oluşturur. Örneğin:
Fitoplankton \( \longrightarrow \) Zooplankton \( \longrightarrow \) Küçük balık \( \longrightarrow \) Büyük balık \( \longrightarrow \) Su kuşu
Fitoplankton \( \longrightarrow \) Zooplankton \( \longrightarrow \) Küçük balık \( \longrightarrow \) Su kuşu
Bu ifade yanlıştır.
Soru 4:
Bir orman ekosisteminde; meşe ağaçları, geyikler, kurtlar, çeşitli mantarlar, bakteriler ve toprak solucanları yaşamaktadır.
Bu canlıları ekosistemdeki görevlerine göre biyotik faktörler açısından sınıflandırdığımızda, hangisi üretici rolündedir? 🌳 A) Geyikler
B) Kurtlar
C) Mantarlar
D) Meşe ağaçları
E) Bakteriler
Bu canlıları ekosistemdeki görevlerine göre biyotik faktörler açısından sınıflandırdığımızda, hangisi üretici rolündedir? 🌳 A) Geyikler
B) Kurtlar
C) Mantarlar
D) Meşe ağaçları
E) Bakteriler
Çözüm:
Ekosistemdeki biyotik (canlı) faktörler üç ana gruba ayrılır: üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılar.
- Üreticiler (Ototroflar): Kendi besinlerini inorganik maddelerden üreten canlılardır. Genellikle fotosentez yaparlar (bitkiler, algler, bazı bakteriler). Bu örnekte meşe ağaçları fotosentez yaparak kendi besinini üretir.
- Tüketiciler (Heterotroflar): Besinlerini diğer canlılardan hazır olarak alan canlılardır.
- Geyikler: Otçul (herbivor) birincil tüketicidirler.
- Kurtlar: Etçil (karnivor) ikincil veya üçüncül tüketicidirler.
- Ayrıştırıcılar (Saprofitler/Çürükçüller): Ölü organik maddeleri inorganik maddelere dönüştürerek madde döngüsünü sağlayan canlılardır. Bu örnekte mantarlar ve bakteriler (bazı türleri) ayrıştırıcı rolündedir. Toprak solucanları da organik maddeyi parçalayarak ayrıştırmaya yardımcı olurlar.
Soru 5:
Bir çöl ekosisteminde; su kıtlığı, yüksek gündüz sıcaklıkları, düşük gece sıcaklıkları, kumlu toprak yapısı ve yoğun güneş ışığı gibi faktörler, canlıların yaşamını ve dağılımını doğrudan etkilemektedir.
Yukarıda bahsedilen faktörler, bir ekosistemin hangi bileşenine örnektir ve bu bileşenler canlıları nasıl etkiler? ☀️🌡️ A) Biyotik faktörler; besin zincirini oluşturur.
B) Abiyotik faktörler; canlıların adaptasyonlarını ve tür çeşitliliğini belirler.
C) Komünite; canlılar arası rekabeti artırır.
D) Popülasyon; birey sayısının artmasına neden olur.
E) Niş; her türün farklı bir rol oynamasını sağlar.
Yukarıda bahsedilen faktörler, bir ekosistemin hangi bileşenine örnektir ve bu bileşenler canlıları nasıl etkiler? ☀️🌡️ A) Biyotik faktörler; besin zincirini oluşturur.
B) Abiyotik faktörler; canlıların adaptasyonlarını ve tür çeşitliliğini belirler.
C) Komünite; canlılar arası rekabeti artırır.
D) Popülasyon; birey sayısının artmasına neden olur.
E) Niş; her türün farklı bir rol oynamasını sağlar.
Çözüm:
Ekosistemler, biyotik (canlı) ve abiyotik (cansız) faktörlerin birleşiminden oluşur.
- Abiyotik faktörler: Bir ekosistemdeki cansız çevresel etmenlerdir. Soru metninde bahsedilen "su kıtlığı, yüksek gündüz sıcaklıkları, düşük gece sıcaklıkları, kumlu toprak yapısı ve yoğun güneş ışığı" gibi faktörler doğrudan cansız çevreye aittir.
- Bu abiyotik faktörler, o bölgede yaşayabilecek canlı türlerini, onların morfolojik, fizyolojik ve davranışsal adaptasyonlarını (uyumlarını) ve dolayısıyla ekosistemin tür çeşitliliğini (biyoçeşitliliğini) doğrudan belirler. Örneğin, çöl bitkileri suya daha iyi ulaşmak veya suyu depolamak için özel kök ve gövde yapılarına sahiptirler. Çöl hayvanları ise genellikle gece avlanır veya kuma gömülerek sıcaktan korunurlar.
- Diğer seçenekler:
- A) Biyotik faktörler canlılardır. Su kıtlığı gibi cansız etmenler biyotik faktör değildir.
- C) Komünite, canlı topluluğudur. Abiyotik faktörler komünite değildir.
- D) Popülasyon, aynı türün bireyleridir. Abiyotik faktörler doğrudan popülasyon değildir ve her zaman birey sayısını artırmaz, aksine sınırlayabilir.
- E) Niş, bir türün ekosistemdeki rolü ve işlevidir. Abiyotik faktörler nişin kendisi değildir, nişi etkileyen unsurlardır.
Soru 6:
Aşağıdaki grafik, belirli bir bölgedeki bir geyik popülasyonunun zaman içindeki birey sayısındaki değişimi göstermektedir.
\[ \text{Birey Sayısı} \uparrow \quad\quad\quad \text{K (Taşıma Kapasitesi)} \quad\quad\quad -------------------- \quad\quad\quad / \quad\quad\quad / \quad\quad\quad / \quad\quad\quad/ \quad\quad\quad \rule[0.5ex]{0.5cm}{0.4pt} \rightarrow \text{Zaman} \]
Grafiğe göre, geyik popülasyonu ile ilgili aşağıdaki yorumlardan hangisi yapılamaz? 📈 A) Popülasyon, başlangıçta üstel büyüme göstermiştir.
B) "K" ile gösterilen seviye, ekosistemin taşıma kapasitesidir.
C) Popülasyon, taşıma kapasitesine ulaştığında büyüme hızı sıfıra yaklaşmıştır.
D) Popülasyonun büyüme hızı, başlangıçtan itibaren sürekli artmıştır.
E) Taşıma kapasitesine ulaşıldığında, doğum ve ölüm oranları yaklaşık olarak dengelenmiştir.
\[ \text{Birey Sayısı} \uparrow \quad\quad\quad \text{K (Taşıma Kapasitesi)} \quad\quad\quad -------------------- \quad\quad\quad / \quad\quad\quad / \quad\quad\quad / \quad\quad\quad/ \quad\quad\quad \rule[0.5ex]{0.5cm}{0.4pt} \rightarrow \text{Zaman} \]
Grafiğe göre, geyik popülasyonu ile ilgili aşağıdaki yorumlardan hangisi yapılamaz? 📈 A) Popülasyon, başlangıçta üstel büyüme göstermiştir.
B) "K" ile gösterilen seviye, ekosistemin taşıma kapasitesidir.
C) Popülasyon, taşıma kapasitesine ulaştığında büyüme hızı sıfıra yaklaşmıştır.
D) Popülasyonun büyüme hızı, başlangıçtan itibaren sürekli artmıştır.
E) Taşıma kapasitesine ulaşıldığında, doğum ve ölüm oranları yaklaşık olarak dengelenmiştir.
Çözüm:
Grafiği inceleyelim ve popülasyon dinamiği kavramlarını hatırlayalım:
- Taşıma Kapasitesi (K): Bir ekosistemin, belirli bir türün popülasyonunu sürdürülebilir bir şekilde destekleyebileceği maksimum birey sayısıdır. Grafikte yatay çizgi ile gösterilen "K" seviyesi tam da budur.
- A) Grafiğin başlangıcında birey sayısı hızla artmıştır, bu da üstel büyümeyi (J tipi büyüme) gösterir. ✅ Bu yorum yapılabilir.
- B) "K" ile gösterilen seviye, popülasyonun dengeye ulaştığı maksimum birey sayısıdır, yani ekosistemin taşıma kapasitesidir. ✅ Bu yorum yapılabilir.
- C) Popülasyon taşıma kapasitesine yaklaştığında ve ulaştığında, birey sayısı sabitlenir. Bu durum, popülasyonun büyüme hızının sıfıra yaklaştığı anlamına gelir (doğum ve ölüm oranları eşitlenir). ✅ Bu yorum yapılabilir.
- D) Popülasyonun büyüme hızı, başlangıçta artmış, ancak taşıma kapasitesine yaklaştıkça çevresel dirençler (besin kıtlığı, alan darlığı, hastalıklar vb.) nedeniyle azalmıştır. Grafikte büyüme hızının sürekli arttığı değil, bir noktadan sonra yavaşladığı görülmektedir. ❌ Bu yorum yapılamaz.
- E) Taşıma kapasitesine ulaşıldığında popülasyon dengelenir, yani yeni doğan birey sayısı ile ölen birey sayısı yaklaşık olarak birbirine eşitlenir. ✅ Bu yorum yapılabilir.
Soru 7:
Bir çiftçi, tarlasında sadece tek tip bir ürün (örneğin mısır) yetiştirmektedir. Her yıl aynı tarlaya sadece mısır ekimi yapmakta ve verimi artırmak için bol miktarda kimyasal gübre ve ilaç kullanmaktadır. Komşu çiftçi ise tarlasında dönüşümlü olarak farklı ürünler (mısır, fasulye, buğday) yetiştirmekte ve doğal gübreler kullanmaya özen göstermektedir.
Hangi çiftçinin uyguladığı yöntem, ekosistemdeki biyoçeşitliliğin korunması ve sürdürülebilirlik açısından daha faydalıdır ve neden? 🤔 A) İlk çiftçi; çünkü tek ürün, daha yüksek verim sağlar.
B) İkinci çiftçi; çünkü farklı ürünler, toprağın verimliliğini korur ve zararlıları azaltır.
C) İlk çiftçi; çünkü kimyasal ilaçlar, zararlıları tamamen yok eder.
D) İkinci çiftçi; çünkü doğal gübreler, bitkilerin daha hızlı büyümesini sağlar.
E) Her iki çiftçinin de yöntemleri, farklı açılardan eşit derecede faydalıdır.
Hangi çiftçinin uyguladığı yöntem, ekosistemdeki biyoçeşitliliğin korunması ve sürdürülebilirlik açısından daha faydalıdır ve neden? 🤔 A) İlk çiftçi; çünkü tek ürün, daha yüksek verim sağlar.
B) İkinci çiftçi; çünkü farklı ürünler, toprağın verimliliğini korur ve zararlıları azaltır.
C) İlk çiftçi; çünkü kimyasal ilaçlar, zararlıları tamamen yok eder.
D) İkinci çiftçi; çünkü doğal gübreler, bitkilerin daha hızlı büyümesini sağlar.
E) Her iki çiftçinin de yöntemleri, farklı açılardan eşit derecede faydalıdır.
Çözüm:
Bu örnek, tarım uygulamalarının ekosistem ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini gösterir.
- İlk çiftçinin yöntemi (monokültür ve yoğun kimyasal kullanımı):
- Tek tip ürün yetiştirmek (monokültür), o ürüne özgü zararlıların hızla çoğalmasına zemin hazırlar. Bu da daha fazla kimyasal ilaç kullanımını gerektirir.
- Kimyasal gübreler ve ilaçlar, topraktaki faydalı mikroorganizmaları öldürebilir, toprağın doğal yapısını bozabilir ve yeraltı sularına karışarak çevre kirliliğine yol açabilir.
- Biyoçeşitliliği azaltır, çünkü tek ürün, o bölgedeki diğer bitki ve hayvan türlerinin yaşam alanını kısıtlar.
- İkinci çiftçinin yöntemi (ürün rotasyonu ve doğal gübre kullanımı):
- Farklı ürünleri dönüşümlü yetiştirmek (ürün rotasyonu), toprağın besin dengesini korur. Örneğin, fasulye gibi baklagiller toprağa azot bağlayarak doğal gübre görevi görür.
- Zararlıların tek bir ürüne yoğunlaşmasını engeller, böylece kimyasal ilaç ihtiyacı azalır.
- Doğal gübreler, toprağın yapısını iyileştirir, mikroorganizma popülasyonlarını destekler ve çevreye zarar vermez.
- Bu yöntem, tarladaki ve çevresindeki biyoçeşitliliği korur ve ekosistemin sürdürülebilirliğini artırır.
Soru 8:
Bir şehirde, daha önce doğal bir sulak alan olan büyük bir arazi, yeni konut projeleri için kurutulup inşaata açılmak istenmektedir. Çevre aktivistleri ve bilim insanları bu duruma karşı çıkmakta ve sulak alanın korunması gerektiğini savunmaktadır.
Sulak alanların korunması, ekosistem hizmetleri açısından neden bu kadar önemlidir? 💧🦆 A) Sulak alanlar, sadece estetik güzellik sunar.
B) Sulak alanlar, sadece kuş gözlemcileri için bir cazibe merkezidir.
C) Sulak alanlar, sel kontrolü, su arıtma ve biyoçeşitlilik gibi önemli ekosistem hizmetleri sunar.
D) Sulak alanlar, yalnızca kurak mevsimlerde su depolar.
E) Sulak alanların korunması, ekonomik büyümeyi engeller.
Sulak alanların korunması, ekosistem hizmetleri açısından neden bu kadar önemlidir? 💧🦆 A) Sulak alanlar, sadece estetik güzellik sunar.
B) Sulak alanlar, sadece kuş gözlemcileri için bir cazibe merkezidir.
C) Sulak alanlar, sel kontrolü, su arıtma ve biyoçeşitlilik gibi önemli ekosistem hizmetleri sunar.
D) Sulak alanlar, yalnızca kurak mevsimlerde su depolar.
E) Sulak alanların korunması, ekonomik büyümeyi engeller.
Çözüm:
Sulak alanlar, ekosistemlerin en değerli ve en üretken bölgelerinden biridir ve insanlara sayısız "ekosistem hizmeti" sunar.
- Ekosistem hizmetleri, doğal ekosistemlerin insanlara sağladığı faydalardır.
- Sel kontrolü: Sulak alanlar, yağmur sularını ve taşkınları emerek sel riskini azaltır. Bir sünger gibi suyu tutarlar.
- Su arıtma: Bitkiler ve mikroorganizmalar aracılığıyla sudaki kirleticileri filtreler ve su kalitesini iyileştirirler. Doğal bir arıtma tesisi gibi çalışırlar.
- Biyoçeşitlilik: Kuşlar, balıklar, amfibiler, böcekler ve bitkiler dahil olmak üzere birçok tür için yaşam alanı ve üreme sahasıdır. Yüksek biyoçeşitliliğe sahiptirler.
- İklim düzenleme: Karbon depolayarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yardımcı olurlar.
- Rekreasyon ve turizm: Kuş gözlemciliği, balıkçılık ve doğa yürüyüşü gibi faaliyetler için önemli alanlardır.
- Diğer seçenekler, sulak alanların önemini ya eksik ya da yanlış ifade etmektedir:
- A ve B) Estetik güzellik ve kuş gözlemciliği önemli faydalar olsa da, sulak alanların önemi bunlarla sınırlı değildir.
- D) Sulak alanlar, sadece kurak mevsimlerde değil, tüm yıl boyunca su döngüsünde kritik rol oynar.
- E) Aksine, sulak alanların sağladığı ekosistem hizmetleri (temiz su, selden korunma vb.) uzun vadede ekonomik faydalar sağlar ve maliyetleri düşürür.
Soru 9:
Bir gölde yaşayan balık popülasyonu, diğer canlılarla ve cansız çevreyle sürekli etkileşim halindedir. Bu balıklar, göldeki bitkilerle beslenmekte, kendileri de su kuşları tarafından avlanmakta ve gölün sıcaklığı, pH değeri gibi faktörlerden etkilenmektedir.
Bu senaryoda balık popülasyonunun büyüklüğünü ve sağlığını etkileyen biyotik faktörlere örnek olarak aşağıdakilerden hangisi verilebilir? 🐟 A) Gölün sıcaklığı
B) Gölün pH değeri
C) Göl bitkileri
D) Su miktarı
E) Işık yoğunluğu
Bu senaryoda balık popülasyonunun büyüklüğünü ve sağlığını etkileyen biyotik faktörlere örnek olarak aşağıdakilerden hangisi verilebilir? 🐟 A) Gölün sıcaklığı
B) Gölün pH değeri
C) Göl bitkileri
D) Su miktarı
E) Işık yoğunluğu
Çözüm:
Ekosistemdeki faktörler biyotik (canlı) ve abiyotik (cansız) olarak ikiye ayrılır.
- Biyotik faktörler: Bir ekosistemdeki canlı varlıklar ve onların birbirleriyle olan etkileşimleridir. Bu faktörler besin kaynaklarını, avcıları, rakipleri, hastalık etkenlerini içerir.
- Abiyotik faktörler: Bir ekosistemdeki cansız çevresel etmenlerdir (sıcaklık, ışık, su, pH, toprak tipi vb.).
- Soru, balık popülasyonunu etkileyen biyotik faktörleri sormaktadır.
- Seçenekleri inceleyelim:
- A) Gölün sıcaklığı: Cansız bir faktördür (abiyotik).
- B) Gölün pH değeri: Cansız bir faktördür (abiyotik).
- C) Göl bitkileri: Canlı varlıklardır ve balıklar için besin kaynağıdır. Dolayısıyla biyotik bir faktördür. ✅
- D) Su miktarı: Cansız bir faktördür (abiyotik).
- E) Işık yoğunluğu: Cansız bir faktördür (abiyotik).
Daha Fazla Soru ve İçerik İçin QR Kodu Okutun
https://www.cepokul.com/sinav/10-sinif-biyoloji-ekosistem-ve-komuniteler/sorular