🎓 8. Sınıf (LGS)
📚 8. Sınıf Türkçe
💡 8. Sınıf Türkçe: Söz varlığı, anlatım bozuklukları, anlama ve yazma Çözümlü Sorular
8. Sınıf Türkçe: Söz varlığı, anlatım bozuklukları, anlama ve yazma Çözümlü Sorular
Soru 1:
Aşağıdaki cümlede yanlış kullanılan deyimi bulunuz ve cümlenin doğru şeklini yazınız.
"Sınavdan düşük not alınca öğretmenin gözüne girdi."
"Sınavdan düşük not alınca öğretmenin gözüne girdi."
Çözüm:
Bu cümlede bir deyim yanlış kullanılmıştır. Hadi birlikte inceleyelim:
- 📌 Cümledeki deyim "gözüne girmek"tir.
- 💡 "Gözüne girmek" deyimi, birinin beğenisini kazanmak, takdirini toplamak anlamına gelir.
- 👉 Ancak sınavdan düşük not almak, öğretmenin beğenisini kazanmak değil, genellikle olumsuz bir durumdur.
- ✅ Bu durumda, "gözüne girmek" deyimi yerine, olumsuz bir durumu ifade eden "gözünden düşmek" deyimi kullanılmalıdır.
Soru 2:
"Yükselmek" kelimesi aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmıştır?
a) Uçak hızla gökyüzüne doğru yükseldi.
b) Toplantıda tansiyon gitgide yükseliyordu.
c) Dağcılar, zirveye doğru yavaşça yükseldiler.
d) Hava sıcaklığı öğleden sonra bir miktar yükseldi.
a) Uçak hızla gökyüzüne doğru yükseldi.
b) Toplantıda tansiyon gitgide yükseliyordu.
c) Dağcılar, zirveye doğru yavaşça yükseldiler.
d) Hava sıcaklığı öğleden sonra bir miktar yükseldi.
Çözüm:
"Yükselmek" kelimesinin cümlelerdeki kullanımını analiz edelim:
- a) "Uçak hızla gökyüzüne doğru yükseldi." 👉 Burada "yükselmek", gerçek anlamıyla, aşağıdan yukarıya doğru hareket etmeyi ifade eder.
- b) "Toplantıda tansiyon gitgide yükseliyordu." 👉 Burada "yükselmek", gerginliğin, stresin artması anlamında kullanılmıştır. Bu, kelimenin gerçek anlamından uzaklaşarak kazandığı yeni bir anlamdır. Yani mecaz anlamdır.
- c) "Dağcılar, zirveye doğru yavaşça yükseldiler." 👉 Bu da gerçek anlamda, yukarı doğru çıkmayı ifade eder.
- d) "Hava sıcaklığı öğleden sonra bir miktar yükseldi." 👉 Sıcaklık değerinin artması, burada da gerçek anlamda bir artışı ifade eder.
Soru 3:
Aşağıdaki cümlede gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğunu bularak cümleyi düzeltiniz.
"Çok susamıştım, bu yüzden bir bardak su içtim."
"Çok susamıştım, bu yüzden bir bardak su içtim."
Çözüm:
Cümleyi gereksiz sözcük kullanımı açısından inceleyelim:
- 📌 "Çok susamıştım" ifadesi, susuzluk durumunu zaten net bir şekilde belirtmektedir.
- 💡 "Su içtim" ifadesi de, susuzluğu gidermek için yapılan eylemi açıkça anlatır.
- 👉 "Susamak" eylemi ile "su içmek" eylemi arasında zaten doğal bir ilişki vardır. Susayan birinin genellikle su içtiği aşikârdır.
- ❌ Bu durumda "su" kelimesi, "içtim" fiiliyle birlikte kullanıldığında gereksiz bir tekrara yol açar. "İçtim" fiili, tek başına bir sıvının tüketildiğini belirtir ve susuzluk bağlamında su olduğu zaten anlaşılır.
Soru 4:
Aşağıdaki cümlede anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğunu bulunuz.
"Eminim ki söylediklerimi mutlaka yanlış anlamış olmalısın."
"Eminim ki söylediklerimi mutlaka yanlış anlamış olmalısın."
Çözüm:
Cümledeki çelişkili ifadeleri tespit edelim:
- 📌 Cümlede "Eminim ki" ifadesi, bir şeyden kesinlikle emin olma durumunu belirtir.
- 💡 Ancak "mutlaka" ve "olmalısın" ifadeleri, bir tahmin veya olasılık bildiren sözcüklerdir. "Mutlaka yanlış anlamış olmalısın" derken kesinlik değil, güçlü bir ihtimal dile getirilir.
- ❌ "Eminim ki" kesinlik bildirirken, "mutlaka" ve "olmalısın" olasılık bildirir. Bu iki zıt anlamlı ifade aynı cümlede kullanıldığında bir çelişki oluşturur.
- ✅ Kesinlik vurgulanırsa: "Eminim ki söylediklerimi yanlış anladın."
- ✅ Olasılık vurgulanırsa: "Söylediklerimi mutlaka yanlış anlamış olmalısın." veya "Söylediklerimi yanlış anlamış olabilirsin."
Soru 5:
Aşağıdaki cümlede sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğunu belirleyip cümleyi düzeltiniz.
"Bu yılki sınavda başarı oranı çok azdı."
"Bu yılki sınavda başarı oranı çok azdı."
Çözüm:
Cümledeki kelime kullanımını inceleyelim:
- 📌 "Oran" kelimesi, genellikle iki niceliğin birbirine bölümüyle elde edilen bir sayıyı ifade eder. Örneğin, başarı oranı %70 gibi.
- 💡 "Az" kelimesi ise miktar belirtir. Bir oranın "az" olması yerine, "düşük" olması beklenir.
- ❌ "Başarı oranı azdı" ifadesi yerine, başarı oranının miktarının değil, değerinin düşük olduğunu belirtmek gerekir.
Soru 6:
Aşağıdaki cümlede sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğunu bulunuz ve cümlenin anlamının nasıl değiştiğini açıklayınız.
"Yeni okula geldim ki ders zili çaldı."
"Yeni okula geldim ki ders zili çaldı."
Çözüm:
Bu cümlede "yeni" kelimesinin yeri, cümlenin anlamını değiştirmektedir:
- 📌 Mevcut Cümle: "Yeni okula geldim ki ders zili çaldı."
- 👉 Bu cümlede "yeni" kelimesi "okul" kelimesini nitelemektedir. Yani, okula yeni bir öğrenci olarak gelindiği ya da okulun yeni inşa edildiği gibi bir anlam ortaya çıkabilir. Ancak bağlama göre, kişinin okula ulaşmasından hemen sonra zilin çaldığı kastedilmektedir.
- 💡 Kastedilen anlam, okula "yeni" gelindiği (yani kısa süre önce gelindiği) ise "yeni" kelimesi "geldim" fiilini nitelemelidir.
- ✅ Bu düzeltmeyle birlikte, kişi okula ulaştıktan kısa bir süre sonra ders zilinin çaldığı anlamı netleşir. "Yeni" kelimesi burada bir zaman zarfı gibi kullanılmış ve "gelme" eyleminin ne zaman gerçekleştiğini belirtmiştir.
Soru 7:
Aşağıdaki cümlede hem anlam belirsizliği hem de mantık hatası bulunmaktadır. Bu hataları belirleyerek cümleyi doğru ve anlaşılır hale getiriniz.
"Babası, dün eve geldiğinde, onu çok beğendiğini söyledi."
"Babası, dün eve geldiğinde, onu çok beğendiğini söyledi."
Çözüm:
Cümledeki hataları adım adım inceleyelim:
- 📌 Anlam Belirsizliği: "Onu çok beğendiğini söyledi." ifadesinde "onu" kelimesi kimin beğenildiğini net olarak belirtmemektedir. Babası "onu" (başka bir kişiyi) mu beğendi, yoksa "onu" (o gün eve gelen kişiyi yani babasının kendisini) mi beğendi? Bu bir zamir eksikliğinden kaynaklanan belirsizliktir.
- 💡 Mantık Hatası: Cümledeki zaman akışı ve olay örgüsü de bir mantık hatası içermektedir. "Babası, dün eve geldiğinde..." ifadesi ile başlayan cümle, babanın eve gelmesiyle ilgili bir eylemi takip etmelidir. "Onu çok beğendiğini söyledi" ifadesi, sanki babasının kendisini beğendiğini başkasına söylediği gibi bir anlam çağrıştırabilir ki bu da anlamsal bir gariplik yaratır. Eğer babası bir başkasını beğendiyse, bu durum babasının eve gelmesiyle doğrudan ilişkili olmayabilir veya ifade biçimi daha net olmalıdır.
- ✅ Anlam Belirsizliğini Giderme: Eğer babası, başkasını beğendiyse: "Babası, dün eve geldiğinde, (kardeşini/arkadaşını) çok beğendiğini söyledi."
- ✅ Mantık Hatasını Düzeltme: Eğer babası, kendisinin eve gelişini beğendiğini söylüyorsa, bu ifade genellikle kullanılmaz. Daha çok, evdeki bir durumu veya bir eşyayı beğendiği kastediliyor olabilir. Ancak cümlede "onu" denildiği için, bir kişiye atıf yapıldığı anlaşılmaktadır.
Soru 8:
Aşağıdaki metinde yer alan anlatım bozukluklarını ve yazım yanlışlarını tespit ederek metni yeniden yazınız.
"Geçenlerde bir arkadaşımla birlikte oturduk. Sohbet ederken, onunla aynı fikirde olduğumu söyledim. Birden bire bana döndü ve 'Bu konuda seninle hiç bir şekilde anlaşamayız.' dedi. Çok şaşırmıştım çünkü ben onunla aynı düşünceleri paylaştığımı zannediyordum. Aslında, o beni yanlış anlamıştı."
"Geçenlerde bir arkadaşımla birlikte oturduk. Sohbet ederken, onunla aynı fikirde olduğumu söyledim. Birden bire bana döndü ve 'Bu konuda seninle hiç bir şekilde anlaşamayız.' dedi. Çok şaşırmıştım çünkü ben onunla aynı düşünceleri paylaştığımı zannediyordum. Aslında, o beni yanlış anlamıştı."
Çözüm:
Metni dikkatlice okuyup anlatım bozukluklarını ve yazım yanlışlarını bulalım:
"Geçenlerde bir arkadaşımla oturduk. Sohbet ederken, aynı fikirde olduğumu söyledim. Birdenbire bana döndü ve 'Bu konuda seninle hiçbir şekilde anlaşamayız.' dedi. Çok şaşırmıştım çünkü onunla aynı düşünceleri paylaştığımı zannediyordum. Aslında, o beni yanlış anlamıştı."
- 1. 📌 "Geçenlerde bir arkadaşımla birlikte oturduk." 👉 Burada "birlikte" kelimesi gereksizdir. "Arkadaşımla oturduk" demek yeterlidir, zaten "ile" eki birliktelik anlamı katar.
- 2. 📌 "Sohbet ederken, onunla aynı fikirde olduğumu söyledim." 👉 "Onunla" kelimesi gereksizdir. "Aynı fikirde olduğumu söyledim" yeterlidir, çünkü sohbet edilen kişi zaten bellidir.
- 3. 📌 "Birden bire" 👉 Bu bir ikilemedir ve doğru yazımı "birdenbire" şeklindedir (bitişik yazılır).
- 4. 📌 "hiç bir şekilde" 👉 "Hiçbir" kelimesi bitişik yazılır.
- 5. 📌 "ben onunla aynı düşünceleri paylaştığımı zannediyordum." 👉 Bu cümlede "ben" zamiri gereksizdir. "Onunla aynı düşünceleri paylaştığımı zannediyordum" demek yeterlidir, çünkü yüklemdeki "-m" eki zaten birinci tekil şahsı belirtir.
"Geçenlerde bir arkadaşımla oturduk. Sohbet ederken, aynı fikirde olduğumu söyledim. Birdenbire bana döndü ve 'Bu konuda seninle hiçbir şekilde anlaşamayız.' dedi. Çok şaşırmıştım çünkü onunla aynı düşünceleri paylaştığımı zannediyordum. Aslında, o beni yanlış anlamıştı."
Daha Fazla Soru ve İçerik İçin QR Kodu Okutun
https://www.cepokul.com/sinav/8-sinif-turkce-soz-varligi-anlatim-bozukluklari-anlama-ve-yazma/sorular