🪄 Sınav/Test Üret
🎓 KPSS 📚 KPSS Türkçe

📝 KPSS Türkçe: Sözcükte ve Cümlede Anlam Konu Özeti

Sözcükte Anlam

Sözcüklerin tek başına veya cümle içindeki kullanımlarıyla kazandıkları anlam özelliklerini inceler.

Gerçek Anlam (Temel Anlam)

  • Bir sözcüğün akla gelen ilk, bilinen ve sözlükteki ilk anlamıdır.
  • Örnek: "Kuş, dalın üzerine kondu." (Dalın bitkinin uzantısı olması)
  • Örnek: "Çocuk, sıcak çorbayı içemedi." (Sıcaklığın yüksek olması)

Yan Anlam

  • Sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşmadan, bir nesnenin veya kavramın başka bir benzerine aktarılmasıyla oluşan anlamdır. Genellikle şekil veya işlev benzerliği vardır.
  • Örnek: "Uçağın kanadı arızalandı." (Kuş kanadına benzerliği)
  • Örnek: "Masayı ayağından tutarak taşıdık." (İnsan ayağına benzerliği)

Mecaz Anlam

  • Sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır. Soyut bir kavramı anlatmak için kullanılır.
  • Örnek: "Çok keskin bir zekâsı vardı." (Keskinliğin soyut anlamda kullanımı)
  • Örnek: "Bu sözleriyle beni çok kırdı." (Kırmanın soyut anlamda, üzmek anlamında kullanımı)

Terim Anlam

  • Bir bilim, sanat, spor veya meslek dalına özgü özel anlam taşıyan sözcüklerdir.
  • Örnek: "Matematik dersinde açı konusunu işledik." (Matematik terimi)
  • Örnek: "Oyuncular, sahneye perde kapanmadan çıktı." (Tiyatro terimi)

Eş Anlamlı (Anlamdaş) Kelimeler

  • Yazılışları farklı, anlamları aynı olan kelimelerdir.
  • Örnek: "okul - mektep", "siyah - kara", "öğrenci - talebe"

Zıt Anlamlı (Karşıt Anlamlı) Kelimeler

  • Anlamları birbirine tamamen karşıt olan kelimelerdir.
  • Örnek: "gelmek - gitmek", "uzun - kısa", "iyi - kötü"

Eş Sesli (Sesteş) Kelimeler

  • Yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları farklı olan kelimelerdir.
  • Örnek: "yüz (sayı) - yüz (surat) - yüz (yüzmek fiili)"
  • Örnek: "çay (içecek) - çay (küçük akarsu)"

Somut ve Soyut Anlam

  • Somut Anlam: Beş duyu organımızdan en az biriyle algılayabildiğimiz varlıkları anlatan sözcüklerdir.
    • Örnek: "hava", "su", "masa", "çiçek"
  • Soyut Anlam: Beş duyu organımızla algılayamadığımız, zihnimizde var olan kavramları anlatan sözcüklerdir.
    • Örnek: "sevgi", "nefret", "mutluluk", "korku"

Genel ve Özel Anlam

  • Genel Anlam: Kapsamı geniş olan, türün tamamını veya bir grubu ifade eden sözcüklerdir.
  • Özel Anlam: Kapsamı dar olan, tek bir varlığı veya kavramı ifade eden sözcüklerdir.
  • Örnek: "Varlık > Canlı > Hayvan > Kuş > Serçe" (Genelden Özele)

Nitel ve Nicel Anlam

  • Nicel Anlam: Varlıkların sayılabilen, ölçülebilen, azalıp çoğalabilen özelliklerini ifade eden sözcüklerdir.
    • Örnek: "Bu ev geniş bir bahçeye sahip." (Genişlik ölçülebilir.)
    • Örnek: "Proje için çok para harcadık." (Para miktarı sayılabilir.)
  • Nitel Anlam: Varlıkların nasıl olduklarını, özelliklerini, niteliklerini belirten, sayılamayan ve ölçülemeyen sözcüklerdir.
    • Örnek: "O, iyi bir insandı." (İyilik ölçülemez bir özelliktir.)
    • Örnek: "Acı biber yedi." (Acılık bir özelliktir.)

Yansıma Sözcükler

  • Doğadaki seslerin taklit edilmesiyle oluşan sözcüklerdir.
  • Örnek: "vızır vızır", "hav hav", "miyav", "şırıl şırıl", "güm"

İkilemeler

  • Anlamı güçlendirmek amacıyla iki sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan sözcük grubudur. Genellikle ayrı yazılırlar ve aralarına noktalama işareti konmaz.
  • Oluşum Şekilleri:
    • Aynı sözcüğün tekrarıyla: "güzel güzel", "koşa koşa"
    • Eş anlamlı sözcüklerle: "güçlü kuvvetli", "ses seda"
    • Zıt anlamlı sözcüklerle: "er geç", "aşağı yukarı"
    • Biri anlamlı, diğeri anlamsız sözcüklerle: "eski püskü", "eften püften"
    • İkisi de anlamsız sözcüklerle: "abur cubur", "palavra salata"
    • Yansıma sözcüklerle: "fısıl fısıl", "horul horul"

Deyimler ve Atasözleri

  • Deyimler: Genellikle birden çok sözcükten oluşan, gerçek anlamından uzaklaşarak kendine özgü bir anlam kazanan kalıplaşmış söz gruplarıdır. Öğüt verme amacı taşımazlar.
    • Örnek: "etekleri tutuşmak", "gözden düşmek", "küplere binmek"
  • Atasözleri: Uzun deneme ve gözlemlere dayanarak oluşmuş, öğüt verici, yol gösterici, genel kural niteliğindeki kalıplaşmış sözlerdir.
    • Örnek: "Ayağını yorganına göre uzat.", "Sakla samanı, gelir zamanı."

Cümlede Anlam

Cümlelerin ifade ettiği yargıları ve anlam ilişkilerini inceler.

Neden-Sonuç (Sebep-Sonuç) Cümleleri

  • Bir yargının hangi sebeple gerçekleştiğini bildiren cümlelerdir. "Niçin?", "Neden?" sorularına cevap verir.
  • Örnek: "Yağmur yağdığı için piknik iptal oldu." (Pikniğin iptal olma nedeni yağmur yağması.)
  • Örnek: "Çok çalıştığından sınavı kazandı." (Sınavı kazanmasının sebebi çok çalışması.)

Amaç-Sonuç Cümleleri

  • Eylemin hangi amaçla yapıldığını bildiren cümlelerdir. "Hangi amaçla?" sorusuna cevap verir. Genellikle "-mek için", "-mek üzere" gibi eklerle kurulur.
  • Örnek: "Sınavı kazanmak için çok çalışıyor." (Çok çalışmasının amacı sınavı kazanmak.)
  • Örnek: "Kilo vermek üzere spora başladı." (Spora başlamasının amacı kilo vermek.)

Koşul-Sonuç (Şart-Sonuç) Cümleleri

  • Bir eylemin gerçekleşmesinin başka bir eylemin gerçekleşmesine bağlı olduğunu bildiren cümlelerdir. Genellikle "-se/-sa", "-dıkça", "-ınca" ekleriyle veya "eğer", "ancak" gibi sözcüklerle kurulur.
  • Örnek: "Erken gelirsen sinemaya gideriz." (Sinemaya gitme koşulu erken gelmek.)
  • Örnek: "Kitap okudukça bilgi dağarcığın gelişir." (Bilgi dağarcığının gelişmesinin koşulu kitap okumak.)

Karşılaştırma Cümleleri

  • Birden fazla varlık, kavram veya durum arasındaki benzerlik ya da farklılıkların ortaya konduğu cümlelerdir. Genellikle "daha", "en", "gibi", "kadar" gibi sözcükler kullanılır.
  • Örnek: "Bu elbise diğerinden daha pahalı."
  • Örnek: "Ankara İstanbul kadar kalabalık değil."

Tanım Cümleleri

  • Bir kavramın veya varlığın ne olduğunu açıklayan cümlelerdir. "Bu nedir?", "Bu kimdir?" sorularına cevap verir. Genellikle "dır/dir" ekiyle biter.
  • Örnek: "Edebiyat, duygu ve düşüncelerin dil aracılığıyla estetik bir şekilde ifade edilmesidir."
  • Örnek: "Şiir, dizelerden oluşan edebi bir türdür."

Varsayım Cümleleri

  • Gerçekleşmemiş bir olayı veya durumu bir an için gerçekleşmiş gibi kabul etme anlamı taşıyan cümlelerdir. "Farz et ki", "Diyelim ki", "Tut ki" gibi ifadeler kullanılır.
  • Örnek: "Diyelim ki sınava yetişemedin, ne yapacaksın?"
  • Örnek: "Tut ki biletleri unuttun, içeri nasıl gireceksin?"

Öneri Cümleleri

  • Bir sorunu çözmek veya daha iyiye ulaşmak için sunulan görüş, düşünce ve teklifleri içeren cümlelerdir.
  • Örnek: "Sınavlara düzenli çalışmalısın."
  • Örnek: "Konuları not alarak öğrenmeye çalışmalısın."

Eleştiri Cümleleri

  • Bir yapıtın, kişinin veya durumun olumlu ya da olumsuz yönlerini belirten cümlelerdir.
  • Örnek: "Romanın karakterleri oldukça yüzeysel kalmış." (Olumsuz eleştiri)
  • Örnek: "Yazarın dilindeki akıcılık okuyucuyu kendine bağlıyor." (Olumlu eleştiri)

Öz Eleştiri Cümleleri

  • Kişinin kendi davranışları, düşünceleri veya yapıtları hakkındaki eleştirilerini içeren cümlelerdir.
  • Örnek: "Keşke o zamanlar daha fazla kitap okusaydım."
  • Örnek: "Bu projede yeterince çaba göstermediğimi fark ettim."

Değerlendirme Cümleleri

  • Bir yapıtın, eserin veya durumun niteliği hakkında yargı bildiren, bir sonuca varan cümlelerdir. Eleştiriden farklı olarak daha çok genel bir yargı veya sonuç belirtir.
  • Örnek: "Sanatçı, son eserinde toplumsal sorunlara başarılı bir şekilde değinmiş."
  • Örnek: "Film, izleyiciyi düşündürmeyi başaran önemli bir yapıttır."

Kanıksama Cümleleri

  • Bir durumun sürekli tekrar etmesiyle o duruma alışma, onu doğal karşılama anlamı taşıyan cümlelerdir.
  • Örnek: "Onun sürekli geç kalmasına artık alıştık."
  • Örnek: "Bu gürültüye o kadar kanıksadım ki duymuyorum bile."

Küçümseme ve Azımsama Cümleleri

  • Küçümseme: Bir kişiyi veya durumu yetersiz, önemsiz görme anlamı taşıyan cümlelerdir. (Kişiye yönelik)
    • Örnek: "Bu işi o mu yapacakmış, hadi canım!"
  • Azımsama: Bir şeyin miktarını veya değerini az bulma anlamı taşıyan cümlelerdir. (Miktara yönelik)
    • Örnek: "Bu kadar parayla mı ev alacağız?"

Pişmanlık ve Hayıflanma Cümleleri

  • Pişmanlık: Yapılmış bir işten veya söylenmiş bir sözden dolayı duyulan üzüntü ve keşke anlamı taşıyan cümlelerdir.
    • Örnek: "Keşke o sözleri hiç söylemeseydim."
  • Hayıflanma: Yapılmayan veya kaçırılan bir fırsattan dolayı duyulan üzüntü ve esef etme anlamı taşıyan cümlelerdir.
    • Örnek: "Gençliğimde daha çok gezmeliydim."

Beklenti Cümleleri

  • Bir durumun, olayın veya kişinin gerçekleşmesini umma anlamı taşıyan cümlelerdir.
  • Gerçekleşen Beklenti: "Sınavdan yüksek not alacağımı biliyordum, öyle de oldu."
  • Gerçekleşmeyen Beklenti: "Misafirlerin erken geleceğini sanıyordum ama geç geldiler."

Yakınma ve Sitem Cümleleri

  • Yakınma: Bir durumdan, kişiden veya olaydan duyulan rahatsızlığı dile getirme, şikâyet etme anlamı taşıyan cümlelerdir. Genellikle üçüncü şahıslar hakkındadır.
    • Örnek: "Bu çocuk sürekli odasını dağınık bırakıyor."
  • Sitem: Bir kişiye, yaptığı veya yapmadığı bir şeyden dolayı kırgınlık, gücenme anlamı taşıyan cümlelerdir. Genellikle ikinci şahsa yöneliktir.
    • Örnek: "Beni arayıp sormaman beni çok üzdü."

Ön Yargı (Peşin Hüküm) Cümleleri

  • Bir kişi veya durum hakkında önceden, yeterli bilgi edinmeden veya araştırma yapmadan verilmiş olumlu ya da olumsuz yargıları içeren cümlelerdir.
  • Örnek: "Zaten o işi asla başaramaz." (Olumsuz ön yargı)
  • Örnek: "Eminim bu kitap çok satacak." (Olumlu ön yargı)

İçerik Hazırlanıyor...

Lütfen sayfayı kapatmayın, bu işlem 30-40 saniye sürebilir.