✅ KPSS Türkçe: Paragraf anlam Online Test
🚀 Teste Hazır Mısın?
Sınavlara hazırlanmak ve eksiklerini görmek için harika bir fırsat. Soruları çöz, sonucunu öğren ve PDF olarak indir!
✅ KPSS Türkçe: Paragraf anlam Testi
Kitap okumak, sadece yeni bilgiler edinmemizi sağlamaz; aynı zamanda hiç gitmediğimiz dünyaların kapılarını aralayarak empati yeteneğimizi geliştirir. Başkalarının acılarını, sevinçlerini ve mücadelelerini sayfalar arasında deneyimlemek, bizi insan olarak daha duyarlı bir hâle getirir.
Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
B) Kitaplar, okuyucunun empati kurma ve duyarlılık kazanma becerisini geliştirir.
C) Her kitap, okura farklı coğrafyaların kapılarını açar.
D) Empati yeteneği gelişmiş insanlar daha çok kitap okurlar.
E) Kitap okuma alışkanlığı küçük yaşlarda kazanılmalıdır.
Sağlıklı bir yaşam için düzenli uyku büyük önem taşır. Yetişkin bir insanın günde ortalama 7-8 saat uyuması, hem zihinsel hem de fiziksel sağlığını korumasına yardımcı olur. Uykusuzluk ise dikkat dağınıklığına, bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve gün içinde yorgun hissetmeye yol açar.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
B) Yetişkinler için ideal uyku süresinin ortalama 7-8 saat olduğuna
C) Yetersiz uykunun zihinsel performansı olumsuz etkilediğine
D) Uykusuzluğun vücut direncini düşürebileceğine
E) Spor yapmanın uyku kalitesini doğrudan artırdığına
(I) Fotoğrafçılık, 19. yüzyılın ilk yarısında kimyasal süreçlerin keşfiyle hayatımıza girdi. (II) İlk zamanlar sadece siyah beyaz görüntüler elde edilebilirken, zamanla renkli fotoğraf teknolojisi geliştirildi. (III) Bu süreçte fotoğraf makineleri de hantal yapılardan taşınabilir boyutlara ulaştı. (IV) Günümüzde dijital teknolojinin gelişmesiyle fotoğraf çekmek herkes için sıradan bir eylem hâline geldi. (V) Akıllı telefonlar sayesinde her anımızı saniyeler içinde kaydedip paylaşabiliyoruz. (VI) Bu durum, görsel tüketim hızımızı daha önce hiç olmadığı kadar artırdı.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
B) III
C) IV
D) V
E) VI
(I) Kahve, yüzyıllardır farklı kültürlerde sadece bir içecek değil, aynı zamanda sosyal bir etkileşim aracı olmuştur. (II) Dost sohbetlerinin, iş toplantılarının ve dinlenme anlarının vazgeçilmez bir parçasıdır. (III) Kahve çekirdeklerinin kalitesi, yetiştiği bölgenin toprak yapısına ve iklimine doğrudan bağlıdır. (IV) İnsanlar kahve eşliğinde bir araya gelerek bağlarını güçlendirir ve derin paylaşımlarda bulunurlar. (V) Dolayısıyla kahve kültürü, toplumsal ilişkilerin kurulmasında ve sürdürülmesinde önemli bir köprü görevi görür.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
B) II
C) III
D) IV
E) V
Hayatta karşılaştığımız engeller, bizi durdurmak için değil, ne kadar kararlı olduğumuzu sınamak için vardır. Başarıya ulaşan insanların ortak özelliği, hata yapmaktan korkmamaları ve her başarısızlığı bir öğrenme fırsatı olarak görmeleridir. ----. Çünkü asıl yenilgi, yere düşmek değil, düştükten sonra ayağa kalkmayı reddetmektir.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
B) Önemli olan hiç hata yapmamak değil, hatalardan ders çıkarıp yola devam etmektir
C) Hedeflerini yüksek tutan insanlar her zaman yalnız kalmaya mahkûmdur
D) Geçmişteki başarılar, gelecekteki zaferlerin en büyük teminatıdır
E) Planlı çalışmak, başarının kapısını açan tek anahtardır
Ben yazarken süslü kelimelerin arkasına saklanmayı sevmem. Benim için önemli olan, sokağın sesini, sıradan insanların günlük telaşlarını ve iç dünyalarını en yalın hâliyle okuyucuya aktarabilmektir. Okur, kitabımı eline aldığında yabancılık çekmemeli, kendi komşusunu ya da kendisini bulmalıdır sayfalar arasında.
Bu sözleri söyleyen bir yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
B) Eserlerinde sadece tarihî olayları ele aldığı
C) Gerçekçi ve samimi bir anlatım tarzını benimsediği
D) Okuyucu kitlesini sadece aydın kesimle sınırladığı
E) Eserlerinde hayalî unsurlara ağırlık verdiği
I. Bu oyunlar, çocukların sadece fiziksel gelişimini desteklemekle kalmaz, aynı zamanda paylaşma ve iş birliği gibi sosyal becerilerini de geliştirirdi.
II. Günümüzde ise teknolojinin hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte sokak oyunlarının yerini dijital ekranlar aldı.
III. Eskiden mahalle aralarında oynanan saklambaç, körebe ve seksek gibi oyunlar çocukluğun en renkli anlarını oluştururdu.
IV. Bu değişim, çocukların akranlarıyla yüz yüze iletişim kurma fırsatlarını kısıtlayarak onları yalnızlığa sürüklemektedir.
V. Dolayısıyla geleneksel oyunların çocuk dünyasındaki yerini yeniden canlandıracak adımların atılması gerekmektedir.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü olur?
B) II
C) III
D) IV
E) V
Gazeteci: (I) ----
Yazar: İlk başlarda sadece kendi iç dünyamı rahatlatmak, hissettiklerimi kâğıda dökerek hafiflemek amacıyla yazıyordum. Ancak zamanla yazdıklarımın başkalarında da karşılık bulduğunu, insanların benim cümlelerimde kendi acılarını ve sevinçlerini gördüğünü fark ettim. İşte o andan itibaren yazmak benim için bireysel bir uğraş olmaktan çıkıp toplumsal bir sorumluluğa dönüştü.
Gazeteci: (II) ----
Yazar: Kesinlikle hayır. Bir yazarın sadece ilham bekleyerek masa başına oturması büyük bir yanılgıdır. Yazmak, her şeyden önce disiplinli bir çalışmayı ve her gün düzenli olarak o masanın başına geçmeyi gerektirir. İlham, ancak siz çalışırken kapınızı çalabilecek geçici bir misafirdir.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
B) (I) Eserlerinizde neden toplumsal konulara daha çok yer veriyorsunuz? (II) Yazarken belirli bir çalışma düzeniniz ve mekânınız var mıdır?
C) (I) Yazarlık serüveninizde size en çok destek olan kişiler kimlerdi? (II) İlham kaynağınızı genellikle hangi ortamlarda bulursunuz?
D) (I) İlk kitabınızı yayımlatırken ne gibi zorluklarla karşılaştınız? (II) Yazarlıkta yeteneğin mi yoksa eğitimin mi daha önemli olduğuna inanıyorsunuz?
E) (I) Okurlarınızın eleştirileri yazma sürecinizi nasıl etkiliyor? (II) Yazmak için günün belirli saatlerini mi tercih edersiniz?
Son on yılda dünya genelinde yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar % 150 oranında artmış olsa da fosil yakıtların küresel enerji tüketimindeki payı hâlâ % 80'in üzerindedir. Bu durum, temiz enerjiye geçiş sürecinin beklenenden daha yavaş ve zorlu olduğunu göstermektedir.
Bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
B) Yenilenebilir enerji yatırımlarındaki artışa rağmen, fosil yakıtlar küresel enerji tüketiminde hâlâ baskın durumdadır.
C) Temiz enerjiye geçiş sürecinin yavaş olmasının tek nedeni fosil yakıtların ucuz olmasıdır.
D) Gelecek on yılda fosil yakıt tüketiminin tamamen sona ermesi beklenmektedir.
E) Yenilenebilir enerji kaynakları sadece gelişmiş ülkeler tarafından tercih edilmektedir.
(I) Duygusal zekâ, bireyin hem kendi duygularını hem de başkalarının duygularını anlama ve yönetme becerisidir. (II) İş hayatında teknik bilgi ve zekâ katsayısı (IQ) işe alımlarda öncelikli kriterler arasında yer alsa da uzun vadeli başarıyı belirleyen asıl unsur duygusal zekâdır. (III) Çünkü iş birliği yapabilen, empati kurabilen ve kriz anlarında soğukkanlılığını koruyan çalışanlar her zaman bir adım öne çıkar. (IV) Liderlik pozisyonlarındaki kişilerin başarısı da doğrudan bu yeteneklerle ilişkilidir. (V) Nitekim yapılan araştırmalar, çalışanların işten ayrılma nedenlerinin başında yöneticilerinin duygusal zekâ eksikliğinin geldiğini göstermektedir.
"Yüksek duygusal zekaya sahip yöneticiler, ekiplerini daha iyi motive eder ve iş yerindeki çatışmaları daha yapıcı bir şekilde çözer." cümlesi, yukarıdaki parçada numaralanmış yerlerden hangisine getirilirse parçanın anlam bütünlüğü bozulmaz?
B) III. cümleden sonra
C) IV. cümleden sonra
D) V. cümleden sonra
E) I. cümleden önce
Teknolojinin sunduğu imkânlar sayesinde artık dünyanın öbür ucundaki insanlarla saniyeler içinde iletişim kurabiliyoruz. Ancak bu durum, ironik bir şekilde, en yakınımızdakilerle olan bağlarımızı zayıflatıyor. Aynı masada oturan aile bireylerinin birbirinin yüzüne bakmak yerine telefon ekranlarına kilitlendiği, sohbetlerin yerini emojilerin aldığı bir çağda yaşıyoruz. İletişim araçlarımız çoğalırken, gerçek anlamda birbirimizi anlama ve dinleme becerimizi kaybediyoruz.
Bu parçada yazarın asıl yakındığı durum aşağıdakilerden hangidir?
B) İletişim teknolojilerinin yaygınlaşmasının yüz yüze ve samimi ilişkileri zayıflatması
C) Gençlerin sosyal medyayı yetişkinlerden daha aktif kullanması
D) Aile içi iletişimsizliğin boşanma oranlarını artırması
E) Sanal dünyadaki arkadaşlıkların tamamen güvensiz olması
Sanat eserinin biricikliği ve özgünlüğü, onun üretildiği zaman ve mekânla olan kopmaz bağına dayanır. Walter Benjamin'in "aura" (hale) olarak adlandırdığı bu kavram, eserin taklit edilemez olan tarihsel varlığını ve o anki mevcudiyetini ifade eder. Ancak matbaanın icadından fotoğraf ve dijital teknolojilere kadar uzanan teknik çoğaltılabilirlik çağında, sanat eseri artık biricik bir nesne olmaktan çıkıp kitlelerin kolayca ulaşabileceği bir tüketim nesnesine dönüşmüştür. Bir tablonun milyonlarca kopyasının basılması ya da dijital ortamda paylaşılması, onu geniş kitlelere ulaştırarak sanatı demokratikleştirse de eserin o kendine has büyüleyici havasını, yani aurasını zedelemektedir. Bu durum, izleyicinin sanat eseriyle kurduğu mesafeli ve saygın ilişkiyi de dönüştürerek sanatı sıradanlaştırma tehlikesini beraberinde getirir.
Bu parçaya göre "sanat eserinin aurasının zedelenmesi" aşağıdakilerden hangisinin bir sonucudur?
B) Sanat eserlerinin teknik imkânlarla çoğaltılarak biricikliğini kaybetmesinin
C) Toplumun sanatsal etkinliklere olan ilgisinin giderek azalmasının
D) Sanat eleştirmenlerinin eserleri taraflı bir şekilde değerlendirmesinin
E) Dijital sanatın geleneksel sanat dallarını tamamen ortadan kaldırmasının
Sanat eserinin biricikliği ve özgünlüğü, onun üretildiği zaman ve mekânla olan kopmaz bağına dayanır. Walter Benjamin'in "aura" (hale) olarak adlandırdığı bu kavram, eserin taklit edilemez olan tarihsel varlığını ve o anki mevcudiyetini ifade eder. Ancak matbaanın icadından fotoğraf ve dijital teknolojilere kadar uzanan teknik çoğaltılabilirlik çağında, sanat eseri artık biricik bir nesne olmaktan çıkıp kitlelerin kolayca ulaşabileceği bir tüketim nesnesine dönüşmüştür. Bir tablonun milyonlarca kopyasının basılması ya da dijital ortamda paylaşılması, onu geniş kitlelere ulaştırarak sanatı demokratikleştirse de eserin o kendine has büyüleyici havasını, yani aurasını zedelemektedir. Bu durum, izleyicinin sanat eseriyle kurduğu mesafeli ve saygın ilişkiyi de dönüştürerek sanatı sıradanlaştırma tehlikesini beraberinde getirir.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
B) Teknik çoğaltılabilirlik, sanat eserlerinin daha geniş kitleler tarafından tüketilmesine olanak sağlamıştır.
C) Sanatın dijitalleşmesi ve kopyalanması, izleyicinin eserle olan geleneksel ilişkisini değiştirmiştir.
D) Sanat eserlerinin kopyalanması, sanatı demokratikleştirirken aynı zamanda sıradanlaştırma riski taşır.
E) Sanatçıların ekonomik kaygıları, onları teknik çoğaltılabilirlik yöntemlerini kullanmaya zorlamaktadır.
Edebiyat, hayatı olduğu gibi yansıtan bir ayna değildir; aksine, hayatı yeniden kurgulayan, ona yeni anlamlar yükleyen estetik bir süzgeçtir. Gerçekliği birebir kopyalamak fotoğrafın işidir, edebiyatın değil. Yazar, dış dünyadan aldığı ham gerçekliği kendi hayal gücü, dil potası ve estetik kaygılarıyla eriterek yepyeni bir gerçeklik inşa eder. Bu yüzden edebi bir eserde anlatılanlar, yaşanmış olandan daha gerçekçi ve kalıcı bir nitelik kazanır. Çünkü sanatçı, tikel olanı tümele dönüştürerek bireysel bir acıdan insanlığın ortak trajedisini çıkarabilen kişidir.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
B) Tanımlamaya yer verilmiştir.
C) Neden-sonuç ilişkisi içeren cümle kullanılmıştır.
D) Benzetme yapılmıştır.
E) Örneklemeye başvurularak düşünce somutlaştırılmıştır.
Cevap Anahtarı ve Detaylı Çözümler İçin QR Kodu Okutun
https://www.cepokul.com/sinav/kpss-turkce-paragraf-anlam/testler