✅ KPSS Türkçe: Paragraf test Online Test
✅ KPSS Türkçe: Paragraf test Testi
Kitap okumak, bireyin yalnızca bilgi dağarcığını genişletmekle kalmaz; aynı zamanda olaylara farklı açılardan bakabilme yetisini de geliştirir. Düzenli okuma alışkanlığı edinen insanlar, günlük hayatta karşılaştıkları problemleri daha soğukkanlı ve mantıklı bir şekilde çözer. Ayrıca kelime hazinesinin zenginleşmesi sayesinde duygu ve düşüncelerini çok daha etkili biçimde ifade ederler.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?
B) Nitelikli kitap seçmenin zorluklarından
C) Günümüz yazarlarının anlatım özelliklerinden
D) Okuma alışkanlığının çocuklukta kazanılmasından
E) Toplumda okur sayısının yetersizliğinden
Pek çok insan başarıyı doğuştan gelen üstün bir yeteneğe bağlar. Oysa en parlak yetenekler bile disiplinli bir çalışma ile desteklenmediğinde körelip yok olmaya mahkûmdur. Hayatta iz bırakan ve kalıcı başarılar elde eden bireyler, günlerini planlayan ve hedefleri doğrultusunda bıkmadan yorulsalar da çalışmaya devam eden kişilerdir.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
B) Yetenek, bireyin meslek seçimindeki en belirleyici unsurdur.
C) Planlı çalışan insanların hata yapma olasılığı düşüktür.
D) Doğuştan gelen beceriler zamanla kendiliğinden gelişir.
E) Hedef belirlemek başarıya ulaşmak için tek başına yeterlidir.
Doğu Karadeniz Bölgesi’nin dik yamaçlarında yetiştirilen çay, ülkemizde en çok tüketilen sıcak içeceklerin başında gelir. İklimin nemli ve ılıman olması bu bitkinin verimini doğrudan artırır. Çay hasadı genellikle yılda üç veya dört sürgün hâlinde yapılır. Toplanan taze yapraklar fabrikalarda soldurma, kıvırma ve kurutma gibi aşamalardan geçirilerek sofralarımıza ulaşır.
Bu parçadan çay ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
B) Yetişmesinde nemli iklim koşullarının etkili olduğu
C) Hasadının yıl içinde birden fazla dönemde yapıldığı
D) İşlenirken belirli aşamalardan geçirildiği
E) Ülke ekonomisine en fazla gelir sağlayan tarım ürünü olduğu
Roman, geniş zaman dilimlerine yayılan ve çok sayıda karakterin derinlemesine işlendiği kapsamlı bir anlatı türüdür. Buna karşılık öykü; tek bir olayı, belirli bir zaman ve dar bir mekân çerçevesinde, yoğun bir anlatımla okura aktarır. Roman okuru uzun bir yolculuğa çıkarırken öykü, bir anın çarpıcı fotoğrafını çeker.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
B) Tanımlama
C) Örnekleme
D) Benzetme
E) Tanık gösterme
Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için beslenme kadar uyku düzenine de özen göstermek gerekir. Yetersiz veya kalitesiz uyku, bağışıklık sistemini zayıflatır, odaklanma sorunlarına yol açar ve gün içindeki enerjimizi düşürür. Düzenli ve derin bir uyku ise hücrelerin yenilenmesini hızlandırır, hafızayı güçlendirir ve zihinsel dinginlik sağlar.
Bu parçaya getirilebilecek en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?
B) Günlük Beslenme Alışkanlıklarımız
C) Zihinsel Yorgunlukla Başa Çıkma Yolları
D) Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Gıdalar
E) Çalışma Hayatında Odaklanma Problemleri
Dil, durağan bir yapıya sahip değildir; toplumun yaşam tarzına, teknolojik gelişmelere ve kültürel etkileşimlere bağlı olarak sürekli değişir ve gelişir. Yıllar önce dilimize giren bazı sözcükler kullanımdan düşerken yerlerine yepyeni kavramlar gelir. Bu nedenle bir dili katı kurallarla dondurmaya çalışmak boş bir çabadır çünkü ----.
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
B) yabancı kelimelerin dile girişi hiçbir zaman engellenemez
C) eski sözcüklerin tamamı zamanla unutulmaya mahkûmdur
D) edebî eserler dildeki bu değişimden hiçbir şekilde etkilenmez
E) dil kurallarını belirleyen tek etken resmi kurumlardır
(I) Ebru sanatı, geleneksel Türk el sanatları arasında zarafeti ve estetiğiyle özel bir yere sahiptir. (II) Tarihsel kökeni yüzyıllar öncesine dayanan bu kadim sanat, sabır ve yüksek bir konsantrasyon gerektirir. (III) Geçmişten günümüze ustadan çırağa aktarılarak yaşayan ebru sanatı, ruhu dinlendiren bir terapi gibidir. (IV) Bu sanatta kullanılan kitre, suyun yoğunluğunu artırarak boyaların yüzeyde kalmasını sağlayan bitkisel bir maddedir. (V) Boyaların hazırlanmasında ise tamamen doğal toprak boyalar ve sığır ödü tercih edilir. (VI) Fırçalar ise genellikle at kılından ve gül dalından geleneksel yöntemlerle elde yapılır.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
B) III
C) IV
D) V
E) VI
(I) Hızlı şehirleşme, betonlaşmayı artırarak insanları doğadan ve yeşil alanlardan uzaklaştırmıştır. (II) Oysa parklar ve ağaçlık alanlar, şehir insanının stres atabileceği ve nefes alabileceği hayati sığınaklardır. (III) Kırsal bölgelerde tarımsal üretimin artırılması ülke ekonomisi açısından büyük önem taşır. (IV) Yapılan araştırmalar, yeşile yakın yaşayan bireylerin ruhsal ve bedensel açıdan çok daha sağlıklı olduğunu göstermektedir. (V) Bu sebeple modern kent planlamalarında yeşil dokunun korunması ve genişletilmesi zorunlu bir ihtiyaç hâline gelmiştir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
B) II
C) III
D) IV
E) V
(I) Günümüz dünyasında dijital teknolojiler hayatımızın her alanını kuşatmış durumdadır. (II) Bilgiye anında ulaşabilmek, insanlara öğrenme ve iletişim kurma noktasında eşsiz fırsatlar sunar. (III) Ekran karşısında geçirilen kontrolsüz saatler, bireylerin yüz yüze iletişim becerilerini zayıflatmaktadır. (IV) Özellikle gençlerin sosyal çevreden izole olması, derin bir yalnızlık hissini de beraberinde getirmektedir. (V) Dolayısıyla teknolojiyi hayatımızın efendisi değil, bilinçli kullandığımız bir aracı hâline getirmeliyiz.
"Ancak bu sınırsız erişim kolaylığı, beraberinde ciddi bağımlılık riskleri de doğurmaktadır." cümlesi parçadaki numaralanmış yerlerin hangisinden sonra getirilmelidir?
B) II
C) III
D) IV
E) V
Ben yazarken belirli bir üslup kalıbına sıkışıp kalmayı asla doğru bulmam. Benim için aslolan, anlatacağım konunun ve yarattığım karakterin kendi sesini bulmasıdır. Tarihî bir dönemi anlatıyorsam dönemin ağırlığını taşıyan cümleler seçerim; sıradan bir gencin çıkmazlarını yazıyorsam dilim birdenbire yalınlaşır ve akıcılaşır. Yani dilimi belirleyen şey kurallarım değil, bizzat anlattığım hikâyenin kendi doğasıdır.
Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
B) Karakter yaratırken gerçek kişilerden mi esinlenirsiniz?
C) Tarihî roman yazmanın günümüz romanına göre zorlukları nelerdir?
D) Yazmaya başlamadan önce ayrıntılı bir plan yapar mısınız?
E) Edebiyatta yalın bir dil kullanmanın kuralları nelerdir?
Gerçek bir eleştirmen, yazarın eksiklerini acımasızca yüzüne vuran bir yargıç değildir. O, eserin karanlıkta kalan noktalarını aydınlatan, yazar ile okur arasında köprü kuran bir kılavuzdur. Eleştiri bir eseri yok etme sanatı değil; eserin estetik değerini ortaya çıkarma, yazarın potansiyelini geliştirmesine katkı sunma çabasıdır. Ön yargılarından arınamamış ve esere tepeden bakan bir yaklaşım, eleştiriyi kısır bir tartışmaya dönüştürmekten öteye gidemez.
Bu parçaya göre eleştirmenle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
B) Eserin sanatsal ve estetik boyutunu görünür kıldığı
C) Amacının eseri ve yazarı değersizleştirmek olmadığı
D) Yargılarını oluştururken tamamen nesnel olmak adına duygularını gizlediği
E) Tarafsız ve yapıcı bir yaklaşımla esere yaklaşması gerektiği
(I) Küresel sıcaklık artışı, kutup bölgelerindeki buzul kütlelerinin hızla erimesine yol açmaktadır.
(II) Eriyen devasa buzullardan ayrılan tatlı su kütleleri, doğrudan okyanuslara karışmaktadır.
(III) Kıyı şehirlerinde meydana gelen su taşkınları, milyonlarca insanın yaşam alanını terk etmesine neden olmaktadır.
(IV) Okyanuslara karışan bu devasa su hacmi ise küresel çapta deniz seviyelerinin kademeli olarak yükselmesini tetikler.
(V) Böylece ortaya çıkan zincirleme kriz, hem yerel yerleşimleri hem de dünya genelindeki ekolojik dengeyi tehdit eder.
Bu parçadaki anlam akışının düzelmesi için numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?
B) II ve III
C) III ve IV
D) III ve V
E) IV ve V
Geçmişin birikimini bütünüyle reddeden bir sanatçı, temelsiz bir bina inşa etmeye çalışan mimara benzer; ilk sarsıntıda eseri yerle bir olur. Ancak geçmişi kutsayıp onu olduğu gibi tekrarlayan sanatçı da sadece bir kopyacıdan ibarettir. Gerçek sanatçı, geleneğin zengin maden ocaklarına iner, oradan ham cevheri çıkarır ama onu çağının fırınında eritip kendi özgün kalıbına döker. Yani o, geçmişin kölesi değil; mirasçısı ve dönüştürücüsüdür.
Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine kesin olarak ulaşılabilir?
B) Bir sanatçının değeri, eserlerinde geleneksel motiflere ne kadar sadık kaldığıyla ölçülür.
C) Çağının sorunlarına duyarsız kalan sanatçıların geçmiş birikimden yararlanması mümkün değildir.
D) Sanatta yenilik yapmanın tek yolu geçmişin tüm kurallarını temelden değiştirmektir.
E) Tarihî temaları işlemeyen sanatçılar gelecek kuşaklara hitap etmekte yetersiz kalır.
Bilimsel ilerleme, doğruların üst üste dizildiği değişmez bir anıt gibi algılanmamalıdır. Aksine bilim, mevcut kabullerin sürekli sorgulandığı, çürütüldüğü ve daha kapsamlı modellerle yenilendiği dinamik bir süreçtir. Bugün mutlak hakikat olarak kabul edilen bir kuram, yarın ortaya konacak yeni bir deney veya gözlemle geçerliliğini yitirebilir. Bilimi dogmatik düşünce sistemlerinden ayıran en temel unsur da budur: Kendi yanılabileceğini baştan kabul etmek ve her an yanlışlanmaya açık kapı bırakmak.
Bu parçadan bilim ve bilimsel süreçle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
B) Sürekli bir sorgulama ve kendini yenileme üzerine kurulu olduğu
C) Deney ve gözlemlerin mevcut teorilerin geçerliliğini etkileyebileceği
D) Yanılabileceğini kabul etmesinin onu dogmatik yapılardan ayırdığı
E) Bilimsel kuramların ortaya konduğu dönemin toplumsal inançlarıyla şekillendiği
Cevap Anahtarı ve Detaylı Çözümler İçin QR Kodu Okutun
https://www.cepokul.com/sinav/kpss-turkce-paragraf-test/testler